Selam Uykusuzlar.
Şöyle bir ilkokul yıllarıma doğru uzandığımda, değişen dünyayla beraber tüketim alışkanlıklarımızın da nasıl evrildigini görebiliyorum. Sokakta top oynarken birden bir ses gelirdi: "Kara Şimşek başlıyor"... Akabinde evde televizyonu olmayan, komşunun evine gitmekten imtina eden birkaç çocuk hariç kimse sokakta kalmazdı. Sonraki bölüm için de bir hafta beklemek gerekirdi. Ekran tüm cazibesiyle belirli saatte bir çekim kuvveti oluştursa da yerini tekrar reel olana ve sokağa bırakırdı. Tüm tüketim alanlarında olduğu gibi ekranda da kişiyi kendine bağlama ve bir nevi "bağımlı hale getirme" gayesinin meyve verdiğini söyleyebiliriz. Netflix platformunda sunulan *Black Mirror* da bu devasa seçenek havuzunda, dijitalleşen dünyada, tabiri caizse "görünen köy klavuz istemez" diyebileceğimiz bir gidişata dair ipuçları veriyor.
2011' de ilk sezonu yayınlanan ve her bölümü kendi içinde ayrı bir konuya sahip olan bu İngiliz yapımı geliştirdiği hayal dünyası ve fantazi gücüyle realiteden sanal evrene doğru hareketliliğin ve hayatımıza bu karşı konulamaz meylin etkisininin de bir tasviri gibi. Senaryo ve içeriğini sadece bir komplo teorisi olarak görmek çalışmayı çok basite indirgemek olur kanaatindeyim. Digital dünyanın gerçekleriyle yüzleştiğimiz çağımızda bunu yadsımak oldukça güç. Dizi ilk bölümüyle takipçilerine genel anlamda izleyeceği seyir hakkında izlenim vermekte. You Tube üzerinde kısa bir süre görüntülenip kaldırılsa da hızlı bir şekilde kopyalanıp viral bir izleyici kitlesine ulaşan bir video temanın kilit noktası durumunda. Videoda sandalyede elleri arkadan bağlı vaziyette bir genç kız Başbakan'a seslenmekte. Birileri tarafından canıyla tehdit edilir vaziyette olması konuşmasına ve simasındaki ifadeye yansırken , istemiş olduğu absürd eylemin kaçıranlar tarafından belirlenen saate kadar yapılmazsa öldürüleceği bir girdabın içinde olduğunu anlatmaya çalışıyor. Basın "Broken News" bağlantılarıyla inanılmaz bir baskı oluştururken gizliliğin imkansızlaştığı dijital mecradan videoya ulaşanlar da eylem ülkeyi yöneten bir devlet adamı için yapılması imkansız görünse de diğer tarafta bir canın kurtulması mukayesesiyle bir an önce bitirilmesini istiyor. Ülkede bu hadiseyi merakla bekleyen gözleri görüyoruz. Canlı haber bağlantıları "prenses kaçırıldı" ve saat yaklaşıyor diye yaygara yaparken birtakım devlet kademesi de bundan kaçışın olmadığı düşüncesinde. "Prenses" kavramı da yeni şekillenen dünyada sembolik bir ifade. İngiltere gibi monarşinin ve kraliyetin meşhur olduğu bir toprak da artık prenses saraydan değil halkın içinden. Bir sosyal medya fenomeni, bir sosyal medya prensesi.... Gelişmeler ülkeyi olaya kilitlemiş ve ekranda görülen, gerçekliği teyide muhtaç birkaç dakikalık kaset, düşünmeyen, sorgulamayan, merak ve hedonist duyguların kıskacında olan birey ve toplum için bir çekim merkezi ve dönüşüm mekanizması hüviyetine bürünüyor. Bilim kurgu türünün özgün bir uyarlaması olan Black Mirror , birbirinden farklı ve bağımsız bölümleriyle, verdiği mesajlarla üzerinde çok daha uzun durulabilecek, keşfe açık bir yapım. Daha fazla spoiler vermeden ve bazı yorumları da sizlere bırakarak burda nokta koyuyorum.
Sevgilerle...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder