Dağın mahalleye doğru uzanan yamacını kaplayan bu renk lavantagillerden o çok faydalı ve bir o kadar da az bilinen karabaş otunun marifetiydi. Asabiyete, dolaşım sistemine, hormonlara derken saymakla bitmeyecek bu şifa kaynağı delillerini ayan beyan gösteriyordu zaten. Alameti farikası olan rüzgarla yayılan, esintili vadiden geçerek evlerin aralıklı pencerelerinden teneffüs edilen bu rayiha gönüllerde hoşluk yaratarak etkisini hemen gösteriyordu. Sere serpe ziynetini temaşa ettiren o lavantavari rengi yamaca sürme gibi çekilirdi. Mayısın o itidalsiz güneşinde bir süre salınırlar veya birileri tarafından toplanır demet yapılırlar ya da yeşerdikleri dallarında kuruyup sönerek terk-i diyar ederler.
O senenin Mayısında Akdeniz'in o bereketli ovasına bakan yamaçlarda daha bir gürdüler sanki. Liseden arta kalan zamanlarda yürüyüş yapıp uzandığımız yamaçlarda annemle beraber bu familyayla pek bir mülaki olduk; bazen beraber bazen tek başıma... Bir süre kurumada bekletip sonra haşa denilen büyük çuvallara koyuyorduk. Yaz kendini hissettirirken heyecanla beklenen üniversite giriş sınavı vakti gelmişti. Konya'ya sınavdan birkaç gün öncesine bilet almıştım. Yol parası hariç fazla bir harçlığım yoktu. Dert etmemiştim ama annemin fikri gerçekten cazipdi. Anadolu irfanının vücut bulmuş hali, bereketin simgesi elleriyle devşirdiği karabaş demetleriyle dolu çuvalı önüme koymuştu. Konya'da satıp harçlık yapmamı istiyordu. Bir öğrenci için hatrı sayılır bir ticaret olacaktı. Bir şüphe, "acaba satabilecek miydim? " düşüncesi kafamda uçuşurken, "O kadar emek harcanmış zayi olmaz inşallah satarım" diye bir hisle yanıma aldım. Konya'ya varınca ilk iş tarihi çarşıda, Aziziye Camii civarlarında baharatçılar mevkiine uğradım. İlk girdiğim dükkanda bizim karabaş demetleri alıcı buldu. Her çocuğun yaşaması gereken hoş bir duyguydu bu; emek ve karşılık hissiyatı. Günümüzde eksik olan, doyumsuzluğa, öfkeye, egoizme kapı aralayan hazırcılığın tam karşıtı...
Karabaş Demetleri... Şimdi bilmem açılıp da süsler, şenlendirir misiniz tabiatı, yetişir misiniz bir çocuğun maruzatına ya da halinizi hatrınızı sorar mı bir Ayşe teyze...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder