
Bazı insanların çok uyuduğundan,tembel olduğundan yakınılır lakin her insanın da marangozhaneden çıkmış tek tip işlenmiş ahşap olma olasılığı da yoktur.Farklı ve nevi şahsına münhasır ruhiyetleri bedenlerinde barındıran Ademoğlu’nun elbette her hareketinin altında yönlendirici bir güç olabilir.O nedenle kişinin kendini uykuya vermesi de sadece tembellikle alakalı değildir.Mutsuz ve huzursuz zamanlarda zar zor bedene yayılan uykudan gerçek dünyaya insan uyanmak istemez.Ertesi gün
heyecanlandıran bir durum olsa fırlar yataktan.Rus Edebiyatının unutulmaz karakterlerinden “Oblomov” geliyor aklıma.Evden çıkmadığı gibi yataktan da nadir hareket eden Oblomov dış dünyayla irtibatını uşağı Zahar’la sağlamaktaydı.Zahar odasına adımını atınca oblomov “dışarının soğuğunu taşıdın yine” diye sitem ederdi.Zira alışkın olmadığı ve kaçtığı bir dünyanın esintisine bile tahammülü yoktu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder