2 Temmuz 2020 Perşembe

İrishman : Özlenilen Bir Scorsese Esintisi

    Yaşayan ve seksenine yaklaşmakta olan,yaşayan en büyük sinema ustalarından biri kuşkusuz Martin Scorsese.Elinden çıkan her yeni eserde bende çocukluğumda mahallemizin sokağının köşesinde bulunan lale fırınından aldığım buram buram kokan o taş fırın somunlarının etkisini yaratmıyor değil.Diyorum ki Scorsese usta sen bu fırını hiç kapatma.Underground tarzının yer yer kara bir mizah anlayışıyla harmanlandığı kökeni 1940-50 dönemi hollywood ya da Avrupa klasiklerine kadar uzanan bu üslubun yeni nesillerce de bilinen en sağlam ,alamet-i farikasını en bariz veren örneklerinden Copolla’nın Baba serisi,Scorcesenin sıkı dostlar ve Sergio Leone’nin “bir zamanlar Amerika’da dan sonra bir arayış ve Özlem içindeydik,Guy Ritchie gibi yönetmenlerce de bu türün komediyle sunulmuş türlerini görsek de perdede hastası asıl kaynağı istiyor elbette.Sinemada tekdüzelikten sıkıldığın bir anda nostaljik böyle bir esinti de haleti ruhiye ye iyi gelmiyor değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

KARABAŞ DEMETİ

 Dağın mahalleye doğru uzanan yamacını kaplayan bu renk lavantagillerden o çok faydalı ve bir o kadar da az bilinen karabaş otunun marifetiy...